All posts filed under: Tarifler

40 Kat Krep

Bazı reçeteleri hazırlarken biraz bencilce davrandığımı fark ediyorum. Paylaşmak çok güzel tabii. Ancak bazen yalnızca beni geçmişe götürdüğü için seçtiğim tarifler oluyor. Bu da onlardan biri. Çocukluğumdan kalan çok özel anlar var hafızamda. Kimi zaman bir anda aklıma düşen, beni uzun süre peşinden sürükleyen. Hatta çoğu zaman kahkahalarla güldüren… Soğuk kış günleri, okuldan geldiğimiz gibi kaloriferin yanına koşardık. Yere serdiğimiz örtüye akşamüstü sofrası kurulurdu. Televizyonda ‘Süper Baba’… Mis gibi mandalina ve portakal kokusu. Eğer o gün şanslıysak mönüde krep de olurdu. Tavadan tabağa gelmesine hiç fırsatları kalmazdı. Havada kapılırdı çünkü:) Annemin o telaşı hala dün gibi gözlerimin önünde…

Fougasse

Yazmaya başladığım günden beri, sık sık çevremden benzer türde enerjiler alıyorum. Nazik beğeni ve takdirlerinin yanı sıra, gözlerinde küçük soru işaretlerine şahit oluyorum. Ben neden bu iş için bu kadar heyecan duyuyorum? Ne de olsa dünyayı kurtarmıyorum:) Yaş aldığımı daha çok hissettiğim şu dönemde, tam da bunun farkına vardım aslında. Küçük olanların bize ait olmasına o kadar alışmışız ki, büyük olanlara ulaşırken aslında tüm bu küçük şeylerin bize birer vesile olduğunu gözden kaçırır hale gelmişiz. Elbette yazılarımı keyifle okuyan, koskoca hayat tecrübelerine sahip kişilere nutuk niyetinde değil bu cümleler. Kendimi ifade edebildikçe mutlu olanlardanım sadece:)

Narlı, Chili Manhattan

Hafta sonu mu geliyor dediniz? Sabit olarak çalıştığım bir ofis veya restaurant olmamasına rağmen, her hafta şu meşhur Cuma gününü heyecanla bekliyorum. Daha sabah saatlerinde başlıyorum heyecanlanmaya. Bu hafta, heyecanımı dindirecek bir tarif buldum. Hazırlarken de, çekerken de çok eğlendim. Bakalım bu defa kimleri tuzağıma düşürebileceğim:)

Brownie

En sevdiğinin iç yüzünü tatilde anlarsın derler ya… Her yaz aynı şey oluyor. Ben kış aylarında dostum dediğim çikolatanın gerçek yüzünü, her yaz ilk bikini giydiğimde görüyorum:) Normal şartlarda vaz geçmeyi göze alman gerekir ama sana karşı çok çaresizim dostum. Pazar kahvesine yine benim böcekler geldi. Hani şu benim ekmekleri yerken fotoğraf gönderen böcekler. Rahat durur muyum? Durmam… Direkt damardan girdim hem de:)

Pancarlı Ekmek

Üç kuruş fazla olsun kırmızı olsun… Yaptığım ve tükettiğim yüzlerce ekmek reçetesinin sonunda farklı arayışlara girdim tabii:) bir insanın hayatı sadece mutfakta geçiyorsa, bazen kendini neşelendirmek için türlü oyunlar oynar. Bu tarifi denerken de ben çok eğlendim. Mutfakta titiz çalışırım, ancak beni mutlu edecek kadar kirlenmeye de mutlaka izin veririm. Duvardan çıkaramadığım kırmızı lekeler de bu eğlenceden geri kalanlar oldu. Bu şekilde hem doğanın bitmeyen mucizelerine şahit oldum, hem de ortaya çok keyifli bir ekmek çıktı. Bu reçetenin en temel halini paylaşmak istedim. Pancarın güzel aromasına ve dokusuna yakıştıracağınız, her türlü taze ya da kuru baharatı ekleyerek bu mükemmel görüntüye eşlik etmesini sağlayabilirsiniz. Tercihe göre, baharat tohumları ve kuruyemişler de neşenize neşe katabilir. Örneğin; anason tohumları, taze biberiye, kabak çekirdeği sizler için çok farklı oyun arkadaşları olabilir. İyi eğlenceleeeeer…

Bal Krakeri

Restaurant yıllarından kalan ve sunumlarda bana çok yardımcı olan bazı püf noktaları var. Değerli ustalarım ilk yıllarımda, tabak dizaynı ile ilgili birçok bilgiyi benimle paylaştılar. Bunlardan biri, yenilecek ürünün kıvamına göre, tabakta farklı doku ve yüksekliklerin olması gerektiğiydi. Özellikle tatlı sunumlarında, yemek sunumlarında olduğu kadar fazla yan ürün kullanamadığınızdan, seçeceğiniz ürünler az sayıda fakat etkili olmalı. Örneğin, dondurma veya parfe gibi bir ürünü tabaklarken, bu yumuşak yapıya tezat oluşturacak bir çıtırlık gerekir. Bu tüketecek olan kişi için hem daha sürprizli hem de tamamlayıcı bir lezzet olur. Bu tip bir arayış içindeyken, ‘honeycomb’ adıyla bir reçeteye rastladım. Türkçe ifade etmek gerekirse ‘bal krakeri’ de diyebiliriz. Yapı olarak bezeyi andırır. Ancak, şeker ve balın yakılması ile elde edilen bir ürün olduğundan, tadı karamele daha yakındır. Köpük köpük ve çok hafif bir görüntüye sahiptir. En çok uyum sağladığını düşündüğüm ürünler; sütlü tatlılar, dondurmalar ve bazen de hafif pastaların arasına koyduğumuz dolgu malzemeleri. Şimdilerde ise, Arnavutköy ANY’de kahvenin yanında misafirlerimize ikram etmek için denemelerini yapıyoruz. Yapılışı son derece kolay, yalnızca birkaç püf noktasına dikkat etmeniz gerekiyor olacak.

Taze Makarna

  Değerli eşimin bambaşka bir mesleği olmasına rağmen benim mesleğime duyduğu ilgi ve gösterdiği saygı beni her zaman çok etkilemiştir. Bu blog sayfası için hala gece gündüz birlikte çalışıyoruz. Taze makarnayla ilgili bu bölümü de kendisine armağan ediyorum :)) Çünkü sık sık farklı soslarla yaptığım denemeleri, her defasında aynı iştahla yemesi beni ayrıca mutlu ediyor. Neticede evde sürekli üretim yapan ve unlanmış bir kadınla yaşamaktan zevk almak da bir yetenek:)

Çikolata ve Armutlu Turta

Malzemeler: Armutlar için; 750 ml kırmızı şarap 500 ml su 2 adet çubuk tarçın 4 adet yıldız anason 8 adet karanfil 1 cup (240 gr) toz şeker 3 adet orta boy armut Turta için; 150 g bitter çikolata 120 g tereyağı 120 g toz şeker 4 yumurta 100 g öğütülmüş badem 20 g un 1 tbsp (çorba kaşığı) kakao ½  tsp (tatlı kaşığı) kabartma tozu Ganaj için;  200 ml krema 180 gr bitter çikolata Hazırlanışı:  Armutlar;  Armutlar için belirtilen tüm malzemeyi büyük bir tencerede karıştırıp kaynatın. Armutları bu karışımın içine koyup 20-25 dakika kaynatın. Ganaj;  Kremayı kısık ateşte ısıtın. Kaynamaya başlamadan ateşten alın ve içine çikolataları ekleyerek homojen bir kıvam alana kadar karıştırın. Turta; 23 cm çapında yuvarlak bir kalıbı tereyağı ile yağlayıp, tabanına yağlı kağıt yerleştirin. Tekrar yağlayarak kenarda bekletin. Fırını 180 derecede ısıtın. Çikolatayı benmari yardımı ile eritin ve soğumaya bırakın. Derin bir kapta, tereyağı ve şekeri rengi açılıp krema kıvamına gelene kadar çırpın. Yumurtaları teker teker ekleyerek şekerli karışıma yedirin. Erittiğiniz çikolatayı bu karışıma ilave ederek karıştırın. Ayrı bir kapta öğütülmüş badem, …

Çikolatalı Hindistan Cevizi

Babacığımın yurt dışı seyahatlerinden dönüşünü ‘gelen yolcu’ kapısında sabırsızlıkla beklerdim. İlk özlem giderildikten hemen sonra ilk iş bu defa ‘gelen paket’ kontrolü olurdu. İçinden çoğu zaman özel hediyeler dışında, karışık çikolata paketleri çıkardı. Şimdilerde Türkiye’de kolayca elde edebildiğimiz bu hindistan cevizli çikolatalar daha o zamanlarda hayallerimi süslerdi.

Muzlu Ekmek

  Malzemeler; ½ cup tereyağı 3 orta boy olgun muz ¾ cup esmer şeker 1 yumurta 2 tsp sıvı vanilya 2 cup un ½ tsp tuz 1½ tsp karbonat Hazırlanışı; Tereyağını sos tenceresinde hafif kahverengi bir renk alana kadar kısık ateşte eritin. Soğumasını bekleyin. Geniş bir kabın içinde muzları çatalla ezin. Esmer şeker, yumurta ve sıvı vanilyayı ekleyin. Tamamen karışana kadar çırpın. Tereyağını da ekleyerek çırpmaya devam edin. Başka bir kapta un, tuz ve karbonatı karıştırın. Muzlu karışıma ekleyerek tamamen biraraya gelene kadar çırpın. Kalıba döktükten sonra üzerine isteğe göre yulaf, tarçın vs. serpilerek pişirilebilir. 170 C’de, 45 dk üzeri altın rengi alana kadar pişirin. Bir şiş veya kürdan yardımı ile içinin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.